bulunduğun yer: Anasayfa Kosova Tarihi
tw fb rss

Kosova Priştineliler Kültür ve Dayanışma Derneği

Kosova Priştineliler Derneği
 

Kosova Tarihi

Yazdır PDF

I) Osmanlıdan önceki dönem Kosova tarihi (395-1389 =994 yıl)

Kosova kelimesi, eski Bulgar ve çek dillerinde ?karatavuk? anlamına gelen kos?tan türedi.

Kosova, birçok kavmin saldırısına uğramış bir yerleşme bölgesiydi. Roma imparatorluğu iki ye ayrılınca (395), Kosova, doğu roma imparatorluğu sınırları içinde kaldı. Bu tarihlerde kuzeyden gelen ve batı avrupa?ya doğru ilerleyen Alanlar, Hunlar ve Vizigotlar, Kosova?dan geçtiler VI. yy. başında Kosova bölgesinde İslavlar yerleşti. Bizans?ın baskısı X. yy.ın ilk yarısında Bulgar saldırısı yüzünden bölge, Sırplar, Bulgarlar ve Bizanslılar arasında el değiştirdi. Bu arada batıdaki Arnavutlar da Kosova?ya doğru yayıldılar bölge, daha sonraları, bağımsızlıklarını ilan eden Sırp ?ban? larının hakimiyetine geçti. 1268? de ban Nemayna?nın Kosova?da Bizanslılara karşı büyük bir zafer kazanması üzerine, Sırp devleti gelişti. Sonunda, bu geniş sahaya Kosova adı verildi. XIII. yy. başında Sırp krallarının hakimiyetine girdi. Bu hakimiyet, Stefan Duşan?ın ölümüne (1355) kadar sürdü. Duşan?dan sonra, Sırp krallığı parçalandı; Kosova, kuzey Sırbistan kralı ve Duşan?ın oğlu V. Uroş?un hakimiyetine girdi. 1389?da Türklere vergi veren Sırp prensliğinin eline geçti. Osmanlılar devrinde, Ploşnik bozgunundan sonra (1387) I. Murat, Çandarlızade Ali paşayı Bulgaristan?a gönderdi (1388); Tuna kıyılarına kadar olan bölgeye akınlar yapıldı. Ali paşa, Kosova tekfuruna haber göndererek Osmanlı himayesi altına girmesini istedi. Tekfur bu emri dinlemeyince, yaralı doğan bey kumandasından birkaç bin kişilik kuvvet gönderildi. Doğan bey, Kosova tekfurunun yönetimi altındaki toprakları yağma etti. Aldığı esirlere karşılık elinde bulunan bir kaleyi teslim edeceğini bildirdi; fakat verdiği sözü tutamadı. Bir yıl sonra yapılan birinci Kosova savaşı Osmanlıların Balkanlar?a yerleşmesini sağladı. Bağımsızlığını kaybeden Sırp krallığı da XIX. yy.a kadar Osmanlı devletine bağlı kaldı.

II) Osmanlı dönemi Kosova tarihi (1389-1915 =524 yıl)

Murad (Hüdavendiğar) Sırp, Bulgar ve Hıristiyan devletlerin doğurduğu tehlikeyi önlemek amacıyla 60,000 kişilik bir kuvvetle Sırbistan üzerine yürüdü. I. Murad?ın yanında, oğulları Yıldırım Beyazıd ile Yakup bey vardı. Evrenos bey ile Paşa Yiğit bulunuyordu. Türk ordusu, Filibe, Köstendil, Eğri Palanka ve Üsküp?ün kuzeydoğusunda geçen yolu takip etti. Kosova ovasının doğu yamaçları boyunca Priştine?nin kuzeybatısında Priştine-Vuçitırın yolu üzerinde, Haçlı kuvvetleri Osmanlılardan fazlaydı. I. Murad ordunun merkezinde yer aldı; sağ kolda Bayazıd?i, sol kolda öteki oğlu Yakub?u görevlendirdi. Veziriazam, Çandarlızade Ali Paşa ile Kara Timurtaş paşa padişahın yanında yer aldılar. Haçlıların merzinde Sırp destopu Lazar, sağ kolunda yeğeni Vuk Brankoviç, sol kolda da Bosna kralı Vlatko Hraniç vardı. Sekiz saatlik bir çarpışmadan sonra, henüz savaşın sonucu alınmadan, Lazar?ın damadı Sırp asilzadeerinden Miloş Obiliç (veya kopiliç) bir mülteci veya elçi gibi sultan Murad?a yaklaştı ve birden çıkardığı hançerle padişahı yaraladı. Sultan Murad?ın yaralandığıyere bir çadır kuruldu. Murad ağır yaralı olduğu halde, kumandayı elinden bırakmadı. Bu sebeple, savaş Türkler lehine sonuçlandı; Murad ölmeden önce esir alınan Sır despotu Lazar ile damadı diğer Sırp asilzadeleri padişahın gözü önünde öldürüldüler. I. Murad ölünce yerine I. Bayezid padişah oldu. Birinci Kosova savaşı sonunda, (20-28 haziran 1389) yeni Sırp despotu Stephan Lazaroviç, Osmanlılara vergi vermeyi ve savaşlara askerleri ile birlikte katılmayı kabul etti; ayrıca kızkardeşi Despina?yı Bayezid?e zevce olarak verdi.

Yıldırım Beyazid, karamanoğullarının çevresinde toplanan Anadolu beyleri meselsini çözmek için Anadolu?ya dönmeden önce Rumeli işini düzltmeye çalıştı. Üsküp ile Güney Kosova yörelerini uçbeyi paşa yiğit?e vererek Anadoluya döndü. Üsküp ve dolaylarına, Menemen ovasından uzaklatırıan Türkler ve Anadolu?dan gelen, tatar göçmenler yerleştirildi. Priştine?nin güneyinde Novo Brdo kasabası (orta kosova bölgesi), Musa Çelebi?nin

Rumeli?ye hakim olduğu sırada (1410), Türklere geçti. 1439 tarihinde II. Murad Semendire?yi aldı, bütün Sırbistan Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Kosova, Osmanlı devleti sınırları içine alındı.

Polonya ve Macaristan kralı Ladislas?ın Varna?da ölümünden sonra (1444) Macaristan kral naipliğine getirilen Yanoş Hunyadi, Varna yenilgisinin öcünü alma için kuvvet toplamya başladı. Bu sırada Osmanlılar, isyan eden Arnavutluk beyi İskender bey ile uğraştıklarından, Yanoş Hunyadi?nin Macarlar?dan başka Eflak, Bohemya ve Almanlar?dan kuvvet toplamasına engel olamadılar. Sırbistan?a kolaylıkla gecen Yanoş Hunyadi kuvvetleri kosova?ya geldi (1448). Osmanlı hükümdarı II. Murad da bir süre sonra Kosova?ya vardı. Yanoş Hunyadi gönderdiği elçi aracılığı ile barış istedi. Ancak bu teklifi kabul edilmedi. Savaş Yanoş Hunyadi?nin saldırısıyla başladı. İlk gün hafif kuvvetlerin birbirlerini denemeleriyle geçti. Şiddetli savaş ikinci gün öğleden sonra başladı. Gece yarısı Yanoş Hunyadi kuvvetlerinin Osmanlı ordugahına yaptığı baskın bir sonuç vermedi. Üçüncü gün sabahtan başlayan savaşta plan gereğince sağ ve sol kanatları yenik düşmüş gibi göstererek geri çektiler. Merkezdeki müdafasız bulan Yanoş Hunyadi, hücum emrini verdi. Merkezde bulunan yeniçeriler, haçlılara karşı koydular. Haçlılar merkeze yığılınca sağ ve sol kanatlardan geri çekilen Osmanlı kuvvetleri bu kanatlardan ve geriden haçlıları sarmaya başladılar. Kısa bir süre sonra haçlı ordusunda panik başladı. Yanoş Hunyadi savaş meydanında kaldı. (17-19 Ekim 1448) ikinci Kosova savaşı sonucunda Osmanlılar Balkanlar?a iyice yerleştiler. Yenilen Macarlar 1456 Belgrad kuşatmasına kadar Osmanlılarla savaşmadı, özellikle İstanbul?un Fethine seyirci kaldılar.

Osmanlılar ikinci Kosova savaşından sonra, savaşa katılmayan Sırplara Kosova?nın kuzeyini verdiler. Vuçitırın ikinci defa alındı (1455). Fatih Sultan Mehmed zamanında, Kosova?nın tamamı Türk hakimiyetine girdi. Kosova?nın Fatih Sultan Mehmed devri, sonlarında (1475) düzenlenen tahrir defterlerine göre, Rumeli Beylerbeyliğine bağlı Vuçitırın ve Üsküp vilayetleri içinde kaldığı anlaşılmaktadır. II. Bayezid ilk yıllarından kalma (1487) tahrir defterlerine göre Kosova bölgesinin önemli bir kısmı Vuçitırın sancağının sınırları içindeydi. XVII. yy. başında Kosova yönetim bakımından, iki eyaletin sınırları içinde kaldı. Kuzeyde Mitrovitsa?dan, Ayruçan?a kadar olan yerler Bosna eyaletine bağlıydı. Kosova ovası boyunca güneye doğru uzanan Vuçitırın, Priştine ve Koçanik kasabalarıda Rumeli eyaletinin Vuçitırın sancağına bağlıydı. Katip Çelebi, Cihannüma adlı eserinde Kosova?nın Vuçitırın sancağına bağlı Priştine sınırları içinde olduğunu yazar. 1660?ta Kosova ovasından gecen Evliya Çelebi Vuçitırın kasabasının 200 hanelik bir sancak merkezi olduğunu, halkının Türkçe ve Arnavutça konuştuğunu, fakat Girit seferi dolayısıyla bu şehrin canlılığını kaybettiğini belirtir.

Picco Lamoni kumandasında bir Avusturya ordusu, Kosova?ya girdi. Sırpların yardımıyla Kaçanik boğazına kadar indi. Yerli Sırp asilzadelerinden birine, bu bölgede, merkezi Kumanova olan bir krallık kudurdu. Bu topraklar kısa bir süre sonra Mora Seraskeri Koca Halil paşa ile Selim Giray Hanın, Kaçanik boğazında ve Kosova ovasında asilerle Avusturyalılara karşı kazandıkları zafer sonunda yeniden ele geçirildi (1690).

Tanzimat ve Islahat fermanlarının ilanından sonra merkezi Sofya olmak üzere Niş ve Priştine?yi içine alan bir Kosova vilayeti kuruldu. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra vilayet merkezi Priştine?ye taşındı. Kosova vilayetinin ilk salnamesine göre bu vilayet1879?da Priştine, Üsküp, Prizgen, Yeni Pazar ve Debre sancaklarını içine alıyordu. 1888?de Üsküp, vilayet merkezi oldu. Son idari bölünmeye göre Üsküp, Priştine, Senice (senitsa), İpek, yaşlıca ve Prizren olmak üzere 6 sancağa ayırdı. Ayastafanos anlaşması (5 mart 1878) gereğince vilayet yerli halktan seçilen birleşik özel komisyonlarla yönetilecekti; bu komisyonların vereceği kararlar, uygulamadan önce Osmanlı devletine sunulacak, Osmanlı devleti de Rusya ile görüşbirliğine vardıktan sonra uygulamaya geçecekti.

Balkan savaşı çıkınca Sırplar hiçbir direnmeyle karşılaşmadan sınırı geçtiler. General Jankowich, kumandasındaki orduları 21 Ekim?de Lab?ı ve 23 Ekim 1912?de hemen bütün Kosova sahrasını işgal etti. Londra Antlaşması ile (30 Mayıs 1913) Kosova vilayeti Sırbistan?a bırakıldı.

III. Osmanlı döneminde Kosova?da yapılan eserlerin ilki Priştine kent merkezinde ?Çarşı camii? veya ?Taş Camii? Sultan Bayezit tarafından Kosova Meydan savaşından sonra yaptırılmıştır. Priştine?nin en ünlü camii, Fatih Sultan Mehmed?in 1461 yılında yaptırmış olduğu ?Fatih camii? ve diğer ünlü camiler arasında Yaşar Paşa camii ve ?Pirinaz camii? vardır. Fatih camii?nin biraz ilerisinde Büyük ve Küçik Hamamda adı verilen iki tane hamam bulunmaktadır. Çarşı camii?nin yanında bulunan diğer bir hamam ise Fatih camii?nden de önce yapılmıştır.

Kentin hemen dışında, anayol üzerinde Kosova Meydan savaşında şehit düşen I. Murat Hüdaverdigar?ın iç organlarının gömüldüğü Sultan Murat Türbesi bulunmaktadır.

Kaçanik?de Sinan Paşa tarafından 1594 yılında yaptırılmış küçük bir camiden başka bir imaret, iki büyük han, bir hamam bulunmaktadır. Kaçanik yakınında birde derviş tekkesi vardır.

Eski yapıtlarını çok iyi bir şekilde korunmuş olan Prizren bir açık açık hava müzesi gibidir. 14 üncü yüzyılda Sırbistan?ın başkenti olan Prizren, 21 Haziran 1455 tarihinde Osmanlı egemenliğine girerek bir sancak merkezi oldu. Bugüne kadar korunabilmiş camiler arasında en güzelleri içinde ve en eskisi Gazi Mehmet paşa (Bayraklı) Camii 1561 yılında yapılmıştır.

Bahçesinde bulunan Mehmet Paşa türbesinde yaklaşık 6000 değerli kitap bulunmaktadır. Bunlar arasında 1312 tarihinde yazılmış bir de Kur?an vardır. Diğer kitaplar arasında doğu sanatından güzel örnekler veren yazılar ve süslemeler bulunmaktadır. Vaktiyle Mehmet Paşa camii?nin medrese olarak da kullanıldığı sanılmaktadır.camiyi yapan mimarın yakınında bulunan hamamları da yapmış olduğu tahmin edilmektedir. Bu hamamlar doğu sanatının en güzel örmeklerindendir.Bistrica suyu kıyısında kentin merkezine yakın bir yerde ?Suzi Çelebi? camii vardır. Suzi Çelebi, 15. yy. yaşamış bir türk ozanıdır. Osmanlı ordusu kumandanlarından Muhaloğlu ile birlikte bir çok savaşa katılmış ve Prizren?e döndüğünde Muhaloğlu?nun kahramanlıklarını öven bir şiir yazmıştır. ?Gazavatname Muhaloğlu? 1615 yılında yapılmış olan ve Arnavut asıllı, Prizren sancağına bağlı Vili köyünde doğan Sinan Paşa tarafından yaptırılan Sinan Paşa Camii ile 1831 yılında inşa edilen Emin Paşa Camileri bulunmaktadır.